<?xml version="1.0"?>
<rss version="2.0"> 
  <channel>
<title>SAĞLIK - Gazete Yeni Açı</title>
<link>https://www.gazeteyeniaci.com/saglik/</link>
<description>sağlık ile ilgili güncel haberler</description>
<language>tr</language>
<copyright>https://www.gazeteyeniaci.com</copyright>
<image>
<title>https://www.gazeteyeniaci.com</title>
<url>
https://www.gazeteyeniaci.com/images/genel/WhatsAppZImageZ2025-07-29ZatZ11.25.28.jpeg
</url>
<link>https://www.gazeteyeniaci.com</link>
<width>315</width>
<height>90</height>
</image><item>
<title>Çocuklarda Demir, B12 ve D Vitamini Eksikliğine Dikkat!</title>
<description><![CDATA[<img src="https://www.gazeteyeniaci.com/images/haberler/cocuklarda-demir-b12-ve-d-vitamini-eksikligine-dikkat.jpg" width="250"><br><p>Okul zilinin çalmasına çok az bir zaman kaldı. Ebeveynler, okula yeni başlayacak olan çocuklarının okul öncesindeki son hazırlıklarının tatlı bir telaşını yaşıyorlar. Acıbadem Kartal Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Pınar Atılkan, okula başlayacak olan çocukların eğitim sürecini sağlıklı bir şekilde tamamlamalarında genel sağlık kontrollerinin büyük bir öneme sahip olduğuna dikkat çekerek, “Sağlıklı büyüme ve gelişmenin değerlendirilmesi, hastalıkların erken dönemde saptanması, eksik aşıların tamamlanması, temel kan değerleri ve vitamin değerlerinin okul öncesinde gözden geçirilmesi, uzun soluklu bir maraton olan okul döneminde anne ve babalara hem destek hem de kılavuz olmaktadır” diyor.</p>
<p>Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Pınar Atılkan, bu kontrollerin bazı hastalıklara erkenden müdahale edilmesini de sağladığını belirterek, “Yine bu kontrollerde eksik aşılar da tamamlanır. Bu sayede, çocuklarımızı aşıyla önlenebilir hastalıklardan korumamız mümkün olmaktadır. Muayenelerde, çocuğun sosyal, motor ve bilişsel fonksiyonlarının değerlendirilmesi de yapıldığından eksiklerin giderilmesi durumunda okul başarısının da artması sağlanacaktır” diye konuşuyor. Peki, okul öncesinde çocukların hangi sağlık kontrollerinden geçmeleri öneriliyor? Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Pınar Atılkan, okul öncesinde yapılması gereken muayeneleri anlattı; önemli bilgiler verdi.</p>
<p>Göz muayenesi: Göz tembelliğinden kırma kusurlarına!</p>
<p>Rutin göz muayenesinin dışında, okula başlamadan yapılacak olan göz muayenesi; şaşılık, göz tembelliği, katarakt, kırma kusurları ile kayma gibi sorunların önceden saptanması ve gerekli müdahalelerin (gözlük, operasyon, göz kapama tedavisi gibi) yapılması çocuğun okul başarısını doğrudan etkiliyor. Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Pınar Atılkan, görme problemi yaşayan çocukların okulda başarısız ve hırçın olabildiklerini belirterek, “Unutmayalım ki bazı görme kusurları erken dönemde tedavi edilmelidir, zira ileri yaşta tedavisi güçleşebilir, hatta mümkün olmayabilir” diyor.</p>
<p>Kulak ve işitme muayenesi: İşitme kaybından alerjik tabloya!</p>
<p>Ülkemizde yenidoğan bebeklere işitme testi rutin olarak yapılırken, okul öncesinde işitmenin tekrar değerlendirilmesi son derece önemli. Çünkü, işitme kaybı çocuğun öğrenme güçlüğüne sebep olurken dil gelişimini de olumsuz yönde etkiliyor. Kulak ve işitme muayenelerinde; işitme kaybı, geniz eti ve bademcik problemleri erkenden saptanabiliyor. İşitme kaybı varsa işitme cihazları; geniz eti, bademcik ve alerjik durumların saptanması durumunda da medikal veya cerrahi yöntemlere başvuruluyor.</p>
<p>Diş muayenesi: Diş çürüğünden ağız ve çenede yapısal bozukluklara</p>
<p>Ağız ile diş bakımı da çocukların büyüme ve gelişimlerini etkiliyor. Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Pınar Atılkan, okul dönemindeki çocuklarda bu kontrollerin mutlaka yapılması gerektiğini vurgulayarak, “Diş hekiminizin yapacağı rutin kontrollerde ağız ve çene yapısı bozuklukları saptanabilir ve ortodontik tedaviler uygulanabilir. Ayrıca, florür uygulaması gibi dişleri koruyucu tedaviler ile çürük tedavileri de okul öncesinde mutlaka yapılmalıdır” bilgisini veriyor.</p>
<p>Rutin muayene: Vitamin eksikliğinden yüksek tansiyona…</p>
<p>Çocuğunuzun genel doktor muayenesi de okul öncesinde büyük bir önem taşıyor. Muayene sırasında kan basıncı ve nabız ölçümleri yapılıyor. Tam kan sayımı, tam idrar tahlili, kan kolesterol-lipid düzeyi, karaciğer ve böbrek fonksiyon testleri, dışkıda parazit incelemesi, tam idrar analizi, ailevi hastalık var ise açlık kan şekerine mutlaka bakılması gerekiyor. Sık hastalanan çocuklarda bağışıklık sistemi testlerinin de yapılabildiğine işaret eden Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Pınar Atılkan, “Bu analizlerde aşı karnesi gözden geçirilmeli, eksik aşılar varsa, okul öncesi dönemde mutlaka tamamlanmalıdır. Son zamanlarda özel olarak uygulanan takvim dışı meningokok aşıları da yapılmalıdır. Ağır spor yapan çocuklarda kardiyolojik muayene de çok önemlidir” diye konuşuyor. Rutin çocuk hekimi muayenesinde, ayrıca, çocuğun boy ve kilo ölçümlerinin de yapıldığını anlatan Dr. Pınar Atılkan, “Büyüme geriliği saptanan çocuklarda gerekli testlerin istenmesi ve endokrinoloji bölümüne yönlendirilmesi gerekebilir” diyor.</p>
<p>Demir, B12 ve D Vitamini eksikliğinde okul başarısı düşüyor!</p>
<p>Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Pınar Atılkan, çocuğun okul başarısını olumsuz etkileyen demir, B12 ve D vitamini eksikliğinin mutlaka tedavi edilmesi gerektiği uyarısında bulunuyor. Dr. Pınar Atılkan, bu vitaminlerin ve demir eksikliğinin neden olduğu sorunları şöyle özetliyor:</p>
<p>B12 vitamini eksikliği: Tipik bulguları arasında; yorgunluk, konsantrasyon ve öğrenme güçlüğünün yanı sıra unutkanlık, halsizlik, el ve ayaklarda uyuşukluk ile karıncalanma gibi şikayetler yer alıyor. Kabızlık, iştahsızlık, denge sağlamada güçsüzlük, bellekte zayıflama ve kilo kaybı da B12 vitamini eksikliği göstergeleri arasında. B12 eksikliği ayrıca kansızlığa da sebep olarak okul başarısında ciddi bir düşüşe sebep olabiliyor.</p>
<p>Demir eksikliği: Zekâ işlevleri ve okul başarısı üzerinde olumsuz etkisi olduğu biliniyor. Demir eksikliği anemisi erken tanı konulup tedavi edilmediği durumda, çocukta ileride demir tedavisiyle kan değerleri normale ulaşsa bile beyin gelişiminde demir elementinin rol alması nedeniyle zeka düzeyinde düşüklük görülebiliyor. Demir eksikliği anemisi olan çocuklarda gelişme geriliği, algılamada gerilik ve dikkat dağınıklığı başlayabiliyor. Demir eksikliği anemisi devam ederse, giderek ilerleyen halsizlik, yorgunluk ve iştahsızlık günlük yaşamı da zorlaştırıyor. Ağır demir eksikliği anemisinde kalp yetmezliği de oluşabiliyor.</p>
<p>D vitamini eksikliği: Halsizlik, kemik ve eklem ağrıları gibi belirtilerle kendini gösteriyor.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
					
									

				
				
					
									

							 
 ]]></description>
<link>https://www.gazeteyeniaci.com/cocuklarda-demir-b12-ve-d-vitamini-eksikligine-dikkat/1253/</link>
<pubDate>Fri, 29 Aug 2025 12:56:00 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Meme kanseri hapında 7 yıllık denemeden umut veren sonuç</title>
<description><![CDATA[<img src="https://www.gazeteyeniaci.com/images/haberler/meme-kanseri-hapinda-7-yillik-denemeden-umut-veren-sonuc.jpg" width="250"><br><p data-start="176" data-end="569">Yeni bir Faz 3 klinik çalışma, <strong data-start="207" data-end="219">Verzenio</strong> adlı ilacın erken evre yüksek riskli meme kanseri hastalarında <strong data-start="283" data-end="328">nüks riskini belirgin şekilde azalttığını</strong> ortaya koydu. Araştırma, <strong data-start="354" data-end="392">lenf düğümlerine yayılmış hastalar</strong> üzerinde gerçekleştirildi ve yalnızca hormon tedavisi alanlarla kıyaslandığında Verzenio ile kombine tedavi görenlerde sağkalım oranının anlamlı ölçüde yükseldiğini gösterdi.</p>
5 binin üzerinde hasta ile yürütüldü
<p data-start="614" data-end="789">Çalışma, <strong data-start="623" data-end="642">5 bin 637 hasta</strong> üzerinde yürütüldü ve elde edilen veriler henüz hakemli dergilerde yayımlanmadı. Sonuçlar, önümüzdeki dönemde bilimsel kongrelerde paylaşılacak.</p>
FDA onayı ve kullanım alanı
<p data-start="825" data-end="1247">Verzenio, ABD <strong data-start="839" data-end="869">Gıda ve İlaç Dairesi (FDA)</strong> tarafından ilk kez 2017’de <strong data-start="897" data-end="940">ileri evre veya metastatik meme kanseri</strong> için onay aldı. 2023’te ise erken evre yüksek riskli HR+, HER2-negatif vakalarda da kullanım onayı genişletildi. Bu tip kanser, tüm meme kanseri vakalarının yaklaşık %70–80’ini oluşturuyor. İlacın etkisi, hücre bölünmesinden sorumlu enzimleri baskılayarak tümörün çoğalmasını durdurmak üzerine kuruluyor.</p>
Uzmanlardan değerlendirme
<p data-start="1281" data-end="1554"><strong data-start="1281" data-end="1325">Lilly Oncology Başkanı Jacob Van Naarden</strong>, “Bu veriler, Verzenio’nun yüksek riskli HR+, HER2-negatif erken evre meme kanserinde standart tedavi olarak önemini doğruluyor. Hastaların hastalığın tekrarlamasını önlemek ve yaşam süresini uzatmak en yüksek hedefimiz” dedi.</p>
<p data-start="1556" data-end="1674">Sadece geçen yıl <strong data-start="1573" data-end="1593">5,3 milyar dolar</strong> satış yapan ilaç, Lilly’nin en önemli kanser tedavilerinden biri haline geldi.</p>
Meme kanserinde farklı alt tipler


<p data-start="1718" data-end="1793"><strong data-start="1718" data-end="1740">HR+, HER2-negatif:</strong> En sık görülen ve tedaviye en iyi yanıt veren tip.</p>


<p data-start="1796" data-end="1907"><strong data-start="1796" data-end="1831">Üçlü negatif (Triple-negative):</strong> Daha agresif tür; hormon ve HER2 reseptörleri olmadığı için tedavisi zor.</p>


<p data-start="1909" data-end="2074">Yeni klinik veriler, HR+ ve HER2-negatif hastalarda Verzenio + hormon tedavisinin <strong data-start="1991" data-end="2056">iki yıllık nüks önleyici etkisinin güçlü bir fark yarattığını</strong> ortaya koyuyor.</p>
					
									

				
				
					
									

							 
 ]]></description>
<link>https://www.gazeteyeniaci.com/meme-kanseri-hapinda-7-yillik-denemeden-umut-veren-sonuc/1245/</link>
<pubDate>Fri, 29 Aug 2025 09:56:00 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Sağlık Bakanı Memişoğlu: Türkiye SMA ilacını yerli olarak üretecek!</title>
<description><![CDATA[<img src="https://www.gazeteyeniaci.com/images/haberler/saglik-bakani-memisoglu-turkiye-sma-ilacini-yerli-olarak-uretecek.jpg" width="250"><br><p data-start="190" data-end="473">Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, AK Parti Merkez Karar ve Yönetim Kurulu (MKYK) toplantısında yaptığı sunumda, SMA (Spinal Musküler Atrofi) hastaları ve ailelerini sevindiren önemli bir açıklamada bulundu. Memişoğlu, Türkiye&#8217;nin SMA ilacını yerli olarak üretmeye başlayacağını duyurdu.</p>
<p data-start="475" data-end="618">“SMA ilacını biz üreteceğiz, çalışmalara başlıyoruz” diyen Memişoğlu’nun açıklaması, yıllardır tedavi umudu taşıyan binlerce aileye moral oldu.</p>
<p data-start="620" data-end="651"><strong data-start="620" data-end="651">Binlerce aileye umut olacak</strong></p>
<p data-start="653" data-end="1082">SMA, çocuklarda omurilikteki motor sinir hücrelerinin kaybıyla başlayan, ölüm oranı yüksek, genetik geçişli bir kas hastalığı olarak biliniyor. Yalnızca yabancı firmalar tarafından üretilen ve yüz binlerce dolara mal olan SMA ilaçları, hastaların tedavisini büyük oranda maddi imkanlara bağlı hale getiriyor. Türkiye&#8217;nin bu alanda yerli üretime geçecek olması, birçok aile için hayati önemde bir gelişme olarak değerlendiriliyor.</p>
<p data-start="1084" data-end="1131"><strong data-start="1084" data-end="1131">Üniversite hastanelerinde dönüşüm hazırlığı</strong></p>
<p data-start="1133" data-end="1511" data-is-last-node="" data-is-only-node="">Bakan Memişoğlu’nun sunumunda dikkat çeken bir diğer konu ise üniversite hastaneleriydi. Şehir hastanelerinin gelişimine dikkat çeken Memişoğlu, “Üniversite hastaneleri, şehir hastanelerine göre eskidi; malzemeler eskidi, artık yenilenmesi gerek” ifadelerini kullandı. Bu açıklama, önümüzdeki dönemde üniversite hastanelerine yönelik yeni yatırımların sinyali olarak yorumlandı.</p>
					
									

				
				
					
									

							 
 ]]></description>
<link>https://www.gazeteyeniaci.com/saglik-bakani-memisoglu-turkiye-sma-ilacini-yerli-olarak-uretecek/1064/</link>
<pubDate>Fri, 08 Aug 2025 10:55:00 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Sıcaklarda Ödemle Mücadele İçin Maden Suyu Tüketilmeli</title>
<description><![CDATA[<img src="https://www.gazeteyeniaci.com/images/haberler/sicaklarda-odemle-mucadele-icin-maden-suyu-tuketilmeli.jpg" width="250"><br><p data-start="70" data-end="459">Yaz aylarının gelmesiyle birlikte artan sıcaklar, vücutta ödem ve halsizlik gibi sorunları da beraberinde getiriyor. Diyetisyen Gizem Güneş, elektrolitlerin yeterince yerine konmaması halinde şişkinlik, yorgunluk ve halsizlik gibi problemlerin ortaya çıkabileceğine dikkat çekti. Güneş, bu açıdan özellikle maden suyunun günlük beslenme rutinine dahil edilmesini önerdi.</p>
<p data-start="461" data-end="948">“Terleme ile birlikte sadece su değil, magnezyum ve potasyum gibi önemli mineraller de kaybediliyor” diyen Güneş, “Bu mineralleri yerine koymak için maden suyu iyi bir tercih” ifadelerini kullandı. Ayrıca, maydanoz, ananas ve karpuz gibi doğal ödem atıcı besinlerin yaz aylarında destekleyici etkisinin olduğunu belirtti. Ancak bu besinlerin günün erken saatlerinde tüketilmesinin daha faydalı olduğunu vurgulayan Güneş, “Bu tür gıdaların 16.30’dan sonra tüketilmesini önermiyorum” dedi.</p>
<p data-start="950" data-end="1145">Yürüyüşün lenf dolaşımını uyarması açısından önemli olduğuna da dikkat çeken Güneş, sıcaklıkların biraz düştüğü zamanlarda orta tempoda yürüyüş yapılmasının ödem atımını destekleyeceğini söyledi.</p>
<p data-start="1147" data-end="1390">Su tüketiminin yaz aylarında 2,5 litreden biraz daha artırılabileceğini belirten Güneş, tuz tüketiminde ise dengeye dikkat edilmesi gerektiğini vurguladı. “Doğal kaya tuzu tercih edilebilir, ancak miktarına dikkat edilmeli” uyarısında bulundu.</p>
<p data-start="1392" data-end="1518" data-is-last-node="" data-is-only-node="">Son olarak, kronikleşmiş şişkinlik ve ödem şikayeti olan kişilerin mutlaka bir uzmana başvurması gerektiğini sözlerine ekledi.</p>
					
									

				
				
					
									

							 
 ]]></description>
<link>https://www.gazeteyeniaci.com/sicaklarda-odemle-mucadele-icin-maden-suyu-tuketilmeli/1018/</link>
<pubDate>Mon, 04 Aug 2025 18:56:00 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Mevlana Halk Masası'nın İnsanlık Köprüsü: Batum'dan Gelen Aileye Yardım Eli</title>
<description><![CDATA[<img src="https://www.gazeteyeniaci.com/images/haberler/mevlana-halk-masasi-nin-insanlik-koprusu-batum-dan-gelen-aileye-yardim-eli.jpg" width="250"><br><p>Antalya, Finike – Türkiye ve sınır ötesindeki ihtiyaç sahiplerine el uzatan Mevlana Halk Masası, son olarak Batum'dan gelen bir ailenin dramına sessiz kalmadı. Dernek Başkanı Güngör Şaylı'nın bizzat takip ettiği süreçte, zor durumdaki aile için adeta bir insanlık köprüsü kuruldu.</p>

<p>Batum'dan Mevlana Halk Masası'na ulaşan C. Çiftel adlı vatandaşın yardım çağrısı, derneği hemen harekete geçirdi. İlk olarak konsoloslukla temas kurularak durum tespiti yapıldı ve ardından Batum'daki sağlık bürokratlarıyla görüşmeler gerçekleştirilerek aileye destek yolları arandı.</p>

<p>Yapılan yoğun girişimler sonucunda, Çiftel ailesi Batum'dan Antalya'ya getirilerek güvenli bir ortama kavuşturuldu. Ailenin Antalya'daki yeni hayatına başlamasıyla birlikte, Mevlana Halk Masası'nın çalışmaları hız kesmeden devam etti.</p>

<p>Dernek Başkanı Güngör Şaylı, ailenin ihtiyaçlarının karşılanması için Finike Kaymakamlığı ile irtibata geçti. Resmi prosedürlerin başlatılmasının ardından, Finike Belediye Başkanı Mustafa Geyikçi ile yapılan görüşme, süreci hızlandırdı. Başkan Geyikçi'nin sosyal hizmetler müdürlüğünü görevlendirmesiyle, ailenin temel ihtiyaçları tek tek belirlenerek karşılanmaya başlandı.</p>

<p>Yaşadığı zorlu günleri geride bırakan C. Çiftel, Mevlana Halk Masası'na ve bu süreçte emeği geçen herkese binlerce kez dua ve teşekkürlerini iletti.</p>

<p>Mevlana Halk Masası Derneği, bu olayla birlikte sadece Türkiye sınırları içinde değil, aynı zamanda yurt dışında da yardıma muhtaç insanlara el uzatarak uluslararası bir dayanışma örneği sergilemeye devam ettiğini bir kez daha göstermiş oldu. Dernek Başkanı Güngör Şaylı, zor günlerinde yanlarında oldukları Çiftel ailesinin yeni hayatlarında huzur bulması için tüm imkanları seferber ettiklerini belirtti.</p>
]]></description>
<link>https://www.gazeteyeniaci.com/mevlana-halk-masasi-nin-insanlik-koprusu-batum-dan-gelen-aileye-yardim-eli/1016/</link>
<pubDate>Mon, 04 Aug 2025 17:58:46 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Sağlık Bakanı Memişoğlu Açıkladı: Tıbbi Kenevir Hangi Hastalara Verilecek?</title>
<description><![CDATA[<img src="https://www.gazeteyeniaci.com/images/haberler/saglik-bakani-memisoglu-acikladi-tibbi-kenevir-hangi-hastalara-verilecek.jpg" width="250"><br><p data-start="90" data-end="419">TBMM’de kabul edilen kanun teklifiyle birlikte tıbbi kenevirin eczanelerde hastalara verilmesinin önü açıldı. Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, tıbbi kenevir kullanımı ve Sağlık Bakanlığı&#8217;nın Merkezi Hekim Randevu Sistemi&#8217;ndeki (MHRS) aile hekimine yönlendirme değişikliği hakkında önemli açıklamalarda bulundu.</p>
<p data-start="421" data-end="548">Bakan Memişoğlu, MHRS’de yapılan düzenlemeler sayesinde bekleyen randevu sayısının 4 milyondan 800 bine düştüğünü ifade etti.</p>
<p data-start="550" data-end="811">Tıbbi kenevirle ilgili “bağımlılık riski” iddialarına da yanıt veren Memişoğlu, “Bağımlılık riski olmayan, ilaç formuna getirilmiş ve hekim kontrolünde kullanılan tıbbi kenevir ürünleri yalnızca Sağlık Bakanlığı onayıyla ve reçeteyle eczanelerde olacak” dedi.</p>
<p data-start="813" data-end="1174">Türkiye gazetesine konuşan Memişoğlu, tıbbi kenevirin hangi hastalıklarda kullanılacağını da açıkladı. Buna göre, tıbbi kenevir; nörolojik hastalıklar, akne, kronik ağrı, şizofreni, kaygı bozuklukları, mide bulantısı, diskinezi, sedef hastalığı, romatoid artrit ve bazı kalp rahatsızlıkları gibi 15 farklı hastalıkta bilimsel temellere dayanarak kullanılacak.</p>
<p data-start="1176" data-end="1273" data-is-last-node="" data-is-only-node="">Bu yeni düzenleme, tıbbi kenevirin kontrollü ve güvenli şekilde hastalara sunulmasını hedefliyor.</p>
					
									

				
				
					
									

							 
 ]]></description>
<link>https://www.gazeteyeniaci.com/saglik-bakani-memisoglu-acikladi-tibbi-kenevir-hangi-hastalara-verilecek/1014/</link>
<pubDate>Mon, 04 Aug 2025 17:56:00 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Uzman uyardı: Magnezyum eksikliği kalp ve diyabet riskini artırıyor</title>
<description><![CDATA[<img src="https://www.gazeteyeniaci.com/images/haberler/uzman-uyardi-magnezyum-eksikligi-kalp-ve-diyabet-riskini-artiriyor.jpg" width="250"><br><p data-start="166" data-end="583">İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Mecit Bahar, magnezyum eksikliğinin vücutta ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğini belirterek önemli uyarılarda bulundu. Magnezyumun yaklaşık 300’den fazla enzimatik reaksiyonda görev aldığını söyleyen Bahar, bu mineralin enerji üretimi, sinir iletimi, kas kasılması, kan basıncı dengesi, glukoz metabolizması ve kemik sağlığı için hayati öneme sahip olduğunu vurguladı.</p>
<p data-start="585" data-end="945">Erkeklerde günlük magnezyum ihtiyacının 400-420 mg, kadınlarda 310-320 mg, gebelikte ise 350-400 mg olduğunu belirten Bahar, “Toplumda magnezyum eksikliği oranı kandaki ölçümlere göre %15 civarında. Ancak gerçek yaygınlık %45-50’lere kadar çıkabiliyor. Diyabet hastaları, emilim bozukluğu olanlar, alkol bağımlıları ve gebelerde bu oran daha da yüksek” dedi.</p>
<p data-start="947" data-end="1259">Eksiklik durumunda kas krampları, yorgunluk, baş ağrısı, uyku bozukluğu, kalp ritim problemleri ve migren gibi belirtilerin görülebileceğini ifade eden Bahar, 65 yaş üstü bireyler, diyabet hastaları, yoğun egzersiz yapan sporcular ve mide koruyucu/diüretik ilaç kullananların risk grubunda olduğunu hatırlattı.</p>
<p data-start="1261" data-end="1674">Magnezyumun en iyi kaynaklarının yeşil yapraklı sebzeler, kuruyemişler, tohumlar, baklagiller, tam tahıllar, avokado, bitter çikolata ve bazı balık türleri olduğunu belirten Bahar, “Eksiklik tespit edilen ya da risk grubunda olan kişilere doktor kontrolünde takviye önerilebilir. Ancak gereksiz ve kontrolsüz kullanım ishal, düşük tansiyon, kas zayıflığı ve solunum depresyonu gibi sorunlara yol açabilir” dedi.</p>
					
									

				
				
					
									

							 
 ]]></description>
<link>https://www.gazeteyeniaci.com/uzman-uyardi-magnezyum-eksikligi-kalp-ve-diyabet-riskini-artiriyor/996/</link>
<pubDate>Mon, 04 Aug 2025 09:56:00 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Beslenme uzmanları açıkladı: Bu atıştırmalıklarla hem tok kalın hem de kilo verin!</title>
<description><![CDATA[<img src="https://www.gazeteyeniaci.com/images/haberler/beslenme-uzmanlari-acikladi-bu-atistirmaliklarla-hem-tok-kalin-hem-de-kilo-verin.jpg" width="250"><br><p><strong>Açlık krizleri</strong>, diyet yapanların en büyük düşmanlarından bir tanesi. Neyse ki bu açlık krizlerinde hem <strong>lezzetli</strong> hem de <strong>kalori kontrolü sağlayacak</strong> bir sürü atıştırmalık mevcut.</p>
<p><strong>Beslenme uzmanları</strong>, <strong>80-120 kalori</strong> arasındaki küçük porsiyonların, <strong>kan şekerini dengeleyerek ani açlık krizlerinin önüne geçtiğini</strong> belirtiyor.</p>
<p><strong>İşte doğru seçimlerle hem kalori alımınızı kontrol altında tutacak hem de uzun süre tok hissedebileceğiniz atıştırmalık önerileri!</strong></p>
<p><strong>Hem Az Kalorili Hem de Tok Tutan Atıştırmalık Önerileri</strong></p>
<p><strong><img decoding="async" src="//www.gazeteyeniaci.com/images/haberler/267990.jpg" alt="Beslenme uzmanları açıkladı: Bu atıştırmalıklarla hem tok kalın hem de kilo verin!" /><br />
</strong></p>
<p><strong>Araştırmalar</strong>, <strong>protein ve lif açısından zengin atıştırmalıkların tokluk süresini uzattığını</strong> gösteriyor. İşte birkaç <strong>pratik ve lezzetli 100 kalorilik atıştırmalık alternatifi</strong>:</p>
<p><strong>Meyve ve Kuruyemiş Uyumu:</strong> 1 küçük muz ve 1 tatlı kaşığı fıstık ezmesi (<strong>yaklaşık 96 kalori</strong>).<br />
<strong>Protein Bombası:</strong> 1 su bardağı haşlanmış edamame (kabuksuz, <strong>yaklaşık 95 kalori</strong>).<br />
<strong>Lezzetli ve Doyurucu:</strong> 2 ince dilim hindi füme ve 1 dilim light kaşar peyniri (<strong>yaklaşık 100 kalori</strong>).<br />
<strong>Sebzelerle Dip Keyfi:</strong> 1 orta boy havuç ve 1/3 avokadolu yoğurt dip sosu (<strong>yaklaşık 90 kalori</strong>).<br />
<strong>Chia Mucizesi:</strong> 3 yemek kaşığı yoğurtlu chia pudingi ve tarçın (<strong>yaklaşık 100 kalori</strong>).</p>
<p>Tamamen sıfır kalorili olmasa da, <strong>salatalık, kereviz sapı ve kabak şeritleri</strong> gibi sebzeler oldukça <strong>düşük kalorilidir</strong> (<strong>15-20 kalori</strong>). Bu sebzeleri <strong>limonlu suda bekleterek</strong>, gün içinde <strong>ferahlatıcı ve sağlıklı atıştırmalıklar</strong> elde edebilirsiniz. </p>
					
									 
 ]]></description>
<link>https://www.gazeteyeniaci.com/beslenme-uzmanlari-acikladi-bu-atistirmaliklarla-hem-tok-kalin-hem-de-kilo-verin/972/</link>
<pubDate>Fri, 01 Aug 2025 13:56:00 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>İlaçlara veda edin: Çöpe giden sarımsak kabukları bakın neye iyi geliyormuş!</title>
<description><![CDATA[<img src="https://www.gazeteyeniaci.com/images/haberler/ilaclara-veda-edin-cope-giden-sarimsak-kabuklari-bakin-neye-iyi-geliyormus.jpg" width="250"><br><p><strong>Soğuk havaların da etkisiyle artan hastalıklara karşı sürekli olarak ilaç kullanmak sizi de rahatsız ediyor ve doğal bir çare arıyorsanız doğru yerdesiniz.</strong></p>
<p><strong>Yüzyıllardır “doğal antibiyotik” olarak bilinen sarımsağın faydaları saymakla bitmiyor.</strong> Ancak bu sefer ihtiyacımız olan sarımsak değil, tam tersi çöpe atmak için kenara ayırdığınız kabukları!</p>
<p><strong>Meğer sarımsağın kabuğu da tıpkı sarımsak kadar şifalıymış.</strong> İşte sarımsak kabuğunun faydaları ve nasıl tüketebileceğiniz hakkında bilmeniz gerekenler…</p>
<p><strong>Sarımsak Kabuğunun Faydaları</strong></p>
<p><img decoding="async" src="//www.gazeteyeniaci.com/images/haberler/267960.jpg" alt="İlaçlara veda edin: Çöpe giden sarımsak kabukları bakın neye iyi geliyormuş!" /></p>
<p><strong>Sarımsak kabuğu, bağışıklık sistemini güçlendiren güçlü antioksidanlar içerir.</strong><br />
<strong>Anti-inflamatuar özellikleriyle bilinen fenilpropanoidler bakımından zengindir.</strong><br />
<strong>Vücudu enfeksiyonlara karşı korur.</strong><br />
<strong>İltihap oluşumunu engeller.</strong><br />
<strong>Toksin atılımını destekler.</strong><br />
<strong>Öksürüğe iyi gelir.</strong></p>
<p><strong>Sarımsak Kabuğu Nasıl Tüketilir?</strong></p>
<p><img decoding="async" src="//www.gazeteyeniaci.com/images/haberler/267961.jpg" alt="İlaçlara veda edin: Çöpe giden sarımsak kabukları bakın neye iyi geliyormuş!" /></p>
<p><strong>Sarımsak kabuğundan faydalanmanın en pratik yollarından biri çayını demlemektir.</strong> Sarımsak kabuğu çayını yapmak için aşağıdaki tarifi kullanabilirsiniz.</p>
<p><strong>Malzemeler:</strong></p>
<p><strong>3-4 diş sarımsağın kabukları</strong><br />
<strong>2 su bardağı kaynar su</strong><br />
<strong>İsteğe bağlı: Bal veya limon</strong></p>
<p><strong>Yapılışı:</strong></p>
<p><strong>Sarımsak kabuklarını iyice yıkayın.</strong><br />
<strong>Bir demliğe 2 su bardağı kaynar suyu ekleyin.</strong><br />
<strong>Yıkanmış sarımsak kabuklarını kaynar suya ilave edin.</strong><br />
<strong>Kısık ateşte yaklaşık 1 saat kadar demlenmeye bırakın.</strong><br />
<strong>Demlenen çayı süzerek bir fincana dökün.</strong><br />
<strong>İsteğe bağlı olarak tatlandırmak için bal veya limon ekleyebilirsiniz.</strong></p>
<p><strong>Günde bir bardak düzenli olarak tüketilmesi tavsiye edilen sarımsak kabuğu çayının kendine has bir kokusu olabilir. Bu kokuyu hafifletmek için isterseniz çayınıza portakal dilimi, zencefil veya bal ekleyebilirsiniz.</strong> </p>
					
									 
 ]]></description>
<link>https://www.gazeteyeniaci.com/ilaclara-veda-edin-cope-giden-sarimsak-kabuklari-bakin-neye-iyi-geliyormus/969/</link>
<pubDate>Fri, 01 Aug 2025 12:56:00 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Ciltteki her soruna çözüm sunuyor: Yara izi, sivilce ve dahası için doğal çözüm!</title>
<description><![CDATA[<img src="https://www.gazeteyeniaci.com/images/haberler/ciltteki-her-soruna-cozum-sunuyor-yara-izi-sivilce-ve-dahasi-icin-dogal-cozum.jpg" width="250"><br><p><strong>Doğal ve temiz içerikli ürünlerin popülerliği giderek artarken, cilt sorunlarına sunduğu çözümle çay ağacı yağı yeniden ilgi odağı haline geldi.</strong></p>
<p>Avustralya&#8217;nın şifalı bitkisi <strong>Melaleuca alternifolia</strong>&#8216;dan elde edilen bu <strong>doğal esansiyel yağ</strong>, sadece şimdilerde değil, <strong>yüzyıllardır geleneksel tıpta</strong> kullanılıyor ve modern tıpta da popülerliğini korumaya devam ediyor.</p>
<p><img decoding="async" src="//www.gazeteyeniaci.com/images/haberler/267930.jpg" alt="Ciltteki her soruna çözüm sunuyor: Yara izi, sivilce ve dahası için doğal çözüm!" /></p>
<p><strong>Sivilcelere Karşı Doğal Çözüm</strong></p>
<p><strong>Çay ağacı yağı</strong>, içerdiği <strong>doğal antibakteriyel özellikler</strong> sayesinde <strong>sivilce tedavisinde</strong> oldukça etkilidir. Cilt yüzeyindeki <strong>bakterilerle savaşarak</strong>, yeni sivilce oluşumunu önler ve var olan sivilcelerin iyileşmesine yardımcı olur. Yağ, <strong>dengeleyici özelliği</strong> sayesinde de <strong>pürüzsüz bir cilde</strong> sahip olmanıza yardımcı olur.</p>
<p><strong>Yaraların Çabuk İyileşmesini Sağlar</strong></p>
<p>Çay ağacı yağı sadece <strong>sivilceye karşı bir çözüm</strong> değil, aynı zamanda <strong>antiseptik özelliği</strong> sayesinde küçük kesikler, sıyrıklar ve yanıklar üzerinde de etkili sonuç gösterir. Var olan yaranın yüzeyinde <strong>enfeksiyon riskini</strong> azaltır ve yaranın <strong>iyileşme sürecini hızlandırır</strong>. Ciltteki mikropları öldürerek <strong>enfeksiyon ve mantar riskine karşı koruma</strong> oluşturur.</p>
<p><img decoding="async" src="//www.gazeteyeniaci.com/images/haberler/267931.jpg" alt="Ciltteki her soruna çözüm sunuyor: Yara izi, sivilce ve dahası için doğal çözüm!" /></p>
<p><strong>Çay Ağacı Yağının Diğer Faydaları</strong></p>
<p>Çay ağacı yağının tüm faydaları sadece cilt ile sınırlı değildir. İşte çay ağacı yağının diğer faydaları:</p>
<p><strong>Çay ağacı yağı</strong> aynı zamanda <strong>saç sağlığını destekleyerek</strong> kepek oluşumunu engeller ve saç dökülmesini azaltır.<br />
<strong>Soğuk algınlığı</strong> ve <strong>solunum yolu enfeksiyonlarında</strong> rahatlatıcı etki gösterir.<br />
<strong>Ağız sağlığını koruyarak</strong> ağız kokusunu giderir ve diş eti iltihabına karşı etkili sonuçlar gösterir.<br />
<strong>Ayak ve tırnak mantarı</strong> gibi inatçı enfeksiyonları da kurutur.<br />
<strong>Doğal bir deodoranttır</strong>, kötü cilt kokularını engeller.<br />
<strong>Cilt yüzeyindeki iltihapları</strong> yatıştırır. </p>
					
									 
 ]]></description>
<link>https://www.gazeteyeniaci.com/ciltteki-her-soruna-cozum-sunuyor-yara-izi-sivilce-ve-dahasi-icin-dogal-cozum/966/</link>
<pubDate>Fri, 01 Aug 2025 11:56:00 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Kavurucu sıcaklara karşı Sağlık Bakanlığı&#8217;ndan uyarı: Hayati tehlikesi var</title>
<description><![CDATA[<img src="https://www.gazeteyeniaci.com/images/haberler/kavurucu-sicaklara-karsi-saglik-bakanligi8217ndan-uyari-hayati-tehlikesi-var.jpg" width="250"><br><p>Kavurucu sıcaklar ve yükselen nem oranları özellikle <strong>yaşlılar, hamileler, çocuklar ve kronik hastalığı</strong> bulunanlar için ciddi sağlık sorunlarına yol açıyor. Sağlık Bakanlığı da vatandaşlara artan sıcaklıklar nedeniyle çok önemli uyarılarda bulundu.</p>
<p>EN AZ 2,5-3 LİTRE SU İÇİLMELİ</p>
<p>Sıvı kaybının önlenmesi, güneşten korunma, dengeli beslenme ve serin ortamlarda bulunma gibi önlemlerle riski büyük ölçüde azaltmanın mümkün olduğunun vurgulandığı açıklamada, aşırı sıcaklarda kaybedilen su ve mineralleri dengelemek için<strong> günde en az 2,5-3 litre su</strong> içilmesi tavsiyesinde bulunuldu.</p>
<p>Çay, kahve ve gazlı içeceklerin tüketimi sınırlandırılması gerektiği vurgulanırken bunun yerine ayran ve maden suyu gibi mineral desteği sağlayan içeceklerin tercih edilmesi gerektiği aktarıldı.</p>
<p>BU SAATLERDE DIŞARI ÇIKMAYIN!</p>
<p>Güneş ışınlarının etkisinin en güçlü olduğu 11.00 ila 16.00 saatleri arasında mümkün olabildiğince dışarı çıkılmaması önerilirken, şu ifadelere yer verildi:</p>
<p><strong>&#8220;Dışarı çıkılması gerekiyorsa, geniş kenarlı şapka takılmalı, UV (ultraviyole) korumalı güneş gözlüğü ve güneş kremi kullanılmalıdır. </strong><br />
<strong>Açık renkli, pamuklu ve bol giysiler tercih edilmeli; güneş altında uzun süre kalmaktan kaçınılmalıdır.&#8221;</strong></p>
<p>&#8220;SU ORANI YÜKSEK BESİNLER ÖZELLİKLE TERCİH EDİLMELİ&#8221;</p>
<p>Beslenme alışkanlığının hava sıcaklıklarına göre düzenlenmesinin önemine işaret edilen açıklamada, şunlar kaydedildi:</p>
<p><strong>&#8220;Aşırı sıcak havalarda ağır, yağlı ve kızartılmış yiyeceklerden uzak durulmalı, taze sebze ve meyve tüketimi artırılmalıdır. </strong><br />
<strong>Öğünler, küçük porsiyonlar halinde ve sık aralıklarla tüketilmeli. Salatalar ile karpuz, kavun gibi su oranı yüksek besinler özellikle tercih edilmeli. </strong><br />
<strong>Sıcak ve nemli havalarda yapılan egzersizler vücudu zorlayabilmekte ve kalp üzerinde aşırı yük oluşturabilmektedir. Bu nedenle yoğun fiziksel aktivitelerden kaçınılmalı. </strong><br />
<strong>Fiziksel aktiviteler sabah erken saatlerde veya akşam serinliğinde yapılmalı, egzersiz öncesinde, sırasında ve sonrasında yeterli miktarda su tüketilmeli.&#8221;</strong> </p>
					
									 
 ]]></description>
<link>https://www.gazeteyeniaci.com/kavurucu-sicaklara-karsi-saglik-bakanligi-8217-ndan-uyari-hayati-tehlikesi-var/961/</link>
<pubDate>Fri, 01 Aug 2025 10:56:00 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>12 askerimizin şehit olmasına sebep oldu: Metan gazı nedir ve nasıl zehirler?</title>
<description><![CDATA[<img src="https://www.gazeteyeniaci.com/images/haberler/12-askerimizin-sehit-olmasina-sebep-oldu-metan-gazi-nedir-ve-nasil-zehirler.jpg" width="250"><br><p><strong>Pençe-Kilit Harekatı</strong> bölgesinde, bir mağarada yürütülen arama-tarama faaliyetleri sırasında metan gazına maruz kalan 19 askerimizden 12’sinin şehit olduğu açıklandı.</p>
<p>Tüm Türkiye’yi yasa boğan bu acı olay, metan gazının tehlikelerini yeniden gündeme getirdi. Milyonlarca vatandaş, askerlerimizin şehadetine sebep olan bu gazın etkilerini ve <strong>metan gazı zehirlenmesi</strong><strong>nin nasıl</strong> olduğunu araştırmaya başladı.</p>
<p><strong>METAN GAZI NEDİR?</strong></p>
<p><img decoding="async" src="//www.gazeteyeniaci.com/images/haberler/267880.jpg" alt="12 askerimizin şehit olmasına sebep oldu: Metan gazı nedir ve nasıl zehirler?" /></p>
<p><strong>Metan</strong> (CH₄), doğada organik maddelerin çürümesi sonucu meydana gelen bir gazdır. Doğal haliyle <strong>zehirli olmayan</strong> bu gaz, oksijenle karıştığında tehlikeli bir hal alabilir. Mağara, maden gibi <strong>kapalı alanlarda yetersiz havalandırma</strong> sonucu birikerek oksijen seviyesini düşürür. Bu durumda <strong>solunum yetmezliği, boğulma</strong> gibi durumlara sebep olabilir.</p>
<p>Metan gazı, atmosfer üzerinde güçlü bir <strong>sera gazı etkisi</strong> oluşturur ve <strong>patlama riski</strong> yüksektir. <strong>Kokusuz ve renksiz</strong> bir gaz olması sebebiyle, fark edilmesi zorlaşır.</p>
<p><strong>METAN GAZI ZEHİRLENMESİ BELİRTİLERİ NELERDİR?</strong></p>
<p><img decoding="async" src="//www.gazeteyeniaci.com/images/haberler/267881.jpg" alt="12 askerimizin şehit olmasına sebep oldu: Metan gazı nedir ve nasıl zehirler?" /></p>
<p>Metan gazı, kapalı ortamlarda <strong>oksijen seviyelerini</strong> düşürerek; <strong>baş dönmesi, sersemlik, yorgunluk, bulantı</strong> ve <strong>bilinç kaybı</strong> belirtileri ile kendini gösterir. <strong>Havalandırma olmayan kapalı ortamlarda</strong> bu süreç daha hızlı gelişebileceği için gaz dedektörleri kullanmak <strong>hayati önem taşır</strong>. </p>
					
									 
 ]]></description>
<link>https://www.gazeteyeniaci.com/12-askerimizin-sehit-olmasina-sebep-oldu-metan-gazi-nedir-ve-nasil-zehirler/958/</link>
<pubDate>Fri, 01 Aug 2025 09:57:00 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Doktor şaştı kaldı: Dünya literatüründe yok! 90 santimetrelik kedi-köpek kisti çıkarıldı!</title>
<description><![CDATA[<img src="https://www.gazeteyeniaci.com/images/haberler/doktor-sasti-kaldi-dunya-literaturunde-yok-90-santimetrelik-kedi-kopek-kisti-cikarildi.jpg" width="250"><br><p>Çiftçilik yapan Asiye Taşdelen karnındaki şişlik ve ağrı nedeniyle Trabzon Kanuni Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne başvurdu.</p>
<p><img decoding="async" src="//www.gazeteyeniaci.com/images/haberler/265970.jpg" alt="Doktor şaştı kaldı: Dünya literatüründe yok! 90 santimetrelik kedi-köpek kisti çıkarıldı!" /></p>
<p>KARACİĞERİNDE KEDİ-KÖPEK KİSTİ SAPTANDI</p>
<p>Taşdelen’e sağlık görevlileri tarafından yapılan muayene ve görüntüleme tetkiklerinde <strong>karaciğerinde 90 santimetreye ulaşarak karnını kaplayan 3 ayrı kedi-köpek kisti saptandı.</strong></p>
<p>Hasta için ameliyat kararının verilmesiyle 2 saat süren operasyon sonucunda Genel Cerrahi Uzmanı Operatör Dr. İsmet Çelik ve Gastroenteroloji Uzmanı Doç. Dr. Aydın Aktaş tarafından kistlerin 2’si çıkarılırken 1’inin içi boşaltılarak kontrol altına alındı.</p>
<p><strong>Dünya literatüründe 90 santimetreye ulaşarak tüm karnı dolduran bir kist ile ilk kez karşılaşıldığını ifade eden Dr. Çelik, </strong>kedi-köpek kisti olarak bilinen hastalığın bulaşma yollarını anlattı.</p>
<p>Dr. Çelik, genellikle sokak hayvanları ile veteriner kontrolü yapılmayan evcil hayvanların dışkısıyla doğrudan temas veya dışkı bulaşan toprak, su veya yiyecekler yoluyla insan vücuduna geçen parazitlerin bu hastalığa neden olduğunu ifade etti.</p>
<p>Dr. Çelik, kistin zamanla karaciğer, akciğer ve diğer organlara yerleşerek ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceği konusunda uyarılarda bulundu.</p>
<p><img decoding="async" src="//www.gazeteyeniaci.com/images/haberler/265971.jpg" alt="Doktor şaştı kaldı: Dünya literatüründe yok! 90 santimetrelik kedi-köpek kisti çıkarıldı!" /></p>
<p>&#8220;TÜM KARNI KİST İLE KAPLIYDI&#8221;</p>
<p>Hastanın tüm karnının kistle kaplı olduğunu ifade eden Dr. Çelik, <strong>&#8220;Trabzon’da Kanuni Eğitim ve Araştırma Hastanesi bir ilke vesile oldu. Hastamız Gümüşhane’den karın şişliği ve ağrısı ile bizlere müracaat etti. Geldiğinde ileri tetkikleri yaparak, tüm karnını dolduran bir kitle ile karşılaştık. Durumu detaylandırınca kistin oluşumunu kedi ve köpekten kaynaklı olduğunu gördük. Hastamızın yandaş hastalıkları vardı. O hastalıkları ekarte edebilmek için ilgili branşlarla birlikte vakayı değerlendirdik. Hastamızın ameliyat olabilirliğini tartıştık. Konsey kararı ile ameliyatına karar verdik. Hastamızın karaciğerinde 3 ayrı kist vardı. Tüm karnı kist ile kaplıydı. 2 tanesinin tamamına çıkardık. Diğerini ise kontrole alarak içini boşalttık. Dünya literatüründe 90 santimetreye ulaşarak tüm karnı dolduran kist görmedik. Ameliyatımız 2 saat sürdü. Hastamızın safra yolları kontrol edildi. Hastamızın durumu gayet iyi. Solunum cihazından bağımsız olarak kendi başına solunum yapabiliyor. Yarın da servise alacağız.&#8221; </strong>dedi.</p>
<p><img decoding="async" src="//www.gazeteyeniaci.com/images/haberler/265972.jpg" alt="Doktor şaştı kaldı: Dünya literatüründe yok! 90 santimetrelik kedi-köpek kisti çıkarıldı!" /></p>
<p>&#8220;TESADÜFEN FARK EDİLİR&#8221;</p>
<p>Dr. İsmet Çelik, insan vücudundaki kedi-köpek kistinin genellikle hayvan dışkısı ya da tüketilen gıdalar yoluyla bulaştığını ve tesadüfen fark edilebileceğini belirterek, <strong>&#8220;Asiye Hanım, çiftçilik yapan bir ev hanımı. Bu yüzden kedi ve köpekle teması söz konusu. Evcil kedi ve köpek baktıkları için böyle bir şeyin olabileceğini düşünememişler. Bu kist 4-5 yıldan daha fazla bir süreçte oluşmuş. Kistin varlığı, kan testiyle, herhangi bir tarama sırasında ortaya çıkar. Herkeste oluşabilir. Karaciğer başta olmak üzere akciğer ve diğer organlara da bulaşabilir. Bu kist, kedi ve köpeklerin dışkısı ve yediği yiyeceklerle bulaşan bir hastalık. Kedi-köpek kisti, genellikle tesadüfen fark edilir. Karaciğere yerleşir. Bu hastamızda da durum öyle olmuş.&#8221;</strong> ifadelerine yer verdi.</p>
<p><img decoding="async" src="//www.gazeteyeniaci.com/images/haberler/265973.jpg" alt="Doktor şaştı kaldı: Dünya literatüründe yok! 90 santimetrelik kedi-köpek kisti çıkarıldı!" /></p>
<p>&#8220;HAYVANLARIN SAĞLIĞINI KONTROL ETTİRMELİLER&#8221;</p>
<p>Kedi ve köpeklerle temas eden vatandaşlara uyarılarda bulunan Çelik, <strong>&#8220;En korktuğumuz şey; alerjik bir durumun olması. 90 santimetrelik kist vücuda yayıldığı zaman alerjik bir durumda hastanın ölümüne sebep olabilmesi. Göremediğimiz yayılımlar için tedbir alıyoruz. Kedi ve köpeklerle temas eden insanlar, o hayvanların sağlıklı olup olmadığı, kedi-köpek kistini taşıyıp taşımadığını kontrol etmelidirler.&#8221;</strong> diye konuştu.</p>
<p><img decoding="async" src="//www.gazeteyeniaci.com/images/haberler/265974.jpg" alt="Doktor şaştı kaldı: Dünya literatüründe yok! 90 santimetrelik kedi-köpek kisti çıkarıldı!" /> </p>
					
									 
 ]]></description>
<link>https://www.gazeteyeniaci.com/doktor-sasti-kaldi-dunya-literaturunde-yok-90-santimetrelik-kedi-kopek-kisti-cikarildi/926/</link>
<pubDate>Wed, 30 Jul 2025 18:56:00 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Harvardlı doktordan çılgın deney: Bir ayda toplam 720 yumurta yedi!</title>
<description><![CDATA[<img src="https://www.gazeteyeniaci.com/images/haberler/harvardli-doktordan-cilgin-deney-bir-ayda-toplam-720-yumurta-yedi.jpg" width="250"><br><p><strong>Harvard Üniversitesi tıp öğrencisi Dr. Nick Norwitz</strong>, kolesterol üzerinde olumsuz etki oluşturduğu düşünülen <strong>yumurta</strong> ile sıra dışı bir deneye imza attı.</p>
<p><strong>Günde 24 tane</strong> olmak üzere bir ay boyunca toplamda <strong>720 yumurta</strong> tüketen Norwitz, yumurta tüketiminin kolesterol seviyeleri üzerinde nasıl etki gösterdiğini inceledi ve deney sonucunda ettiği sonuçlar ise oldukça şaşırtıcıydı.</p>
<p><strong>Yumurta Kolesterolü Yükseltmek Yerine Düşürdü</strong></p>
<p><strong><img decoding="async" src="//www.gazeteyeniaci.com/images/haberler/265900.jpg" alt="Harvardlı doktordan çılgın deney: Bir ayda toplam 720 yumurta yedi!" /><br />
</strong></p>
<p>Harvard Üniversitesi tıp öğrencisi Dr. Nick Norwitz’in yaptığı bu deney sonucu, aşırı yumurta tüketiminin <strong>kötü kolesterol</strong> olarak bilinen <strong>LDL kolesterolü</strong> artırmadığı ortaya çıktı. Hatta bu deneyin sonucunda Norwitz’in LDL seviyelerinde yaklaşık <strong>%18’lik</strong> bir düşüş gözlemlendi.</p>
<p><strong>Sonuçlar Karşısında Şaşırdı</strong></p>
<p>Deney süresince kan değerlerini düzenli takip ettiren Norwitz de sonuçlar karşısında şaşkınlığını gizleyemedi. &#8220;<strong>Bir ayda 133.200 miligram kolesterole eşdeğer 720 yumurta yemenin kötü kolesterolü artırmayacağını tahmin ediyorum. Bu doğru. Hiçbir şekilde artış olmadı. Eskisine göre 5 kat daha fazla kolesterol tüketmeme rağmen kötü kolesterolüm azaldı</strong>&#8221; diyerek şaşkınlığını ifade etti.</p>
<p><strong>İlginizi çekebilir;</strong> </p>
					
									 
 ]]></description>
<link>https://www.gazeteyeniaci.com/harvardli-doktordan-cilgin-deney-bir-ayda-toplam-720-yumurta-yedi/917/</link>
<pubDate>Wed, 30 Jul 2025 15:00:00 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Bebeklerin genetiğini değiştiren Çinli bilim adamı konuştu: “Yine olsa yine yaparım”</title>
<description><![CDATA[<img src="https://www.gazeteyeniaci.com/images/haberler/bebeklerin-genetigini-degistiren-cinli-bilim-adami-konustu-yine-olsa-yine-yaparim.jpg" width="250"><br><p>Haber7</p>
<p>Bilim insanı <strong>He Jiankui</strong>, Lulu ve Nana adında çift yumurta ikizi olan dünyanın ilk gen düzenlemesi yapılmış bebeklerinin doğumunu duyurmuştu. Jiankui bu suçtan dolayı üç yıl hapis cezası  ve üç milyon Çin Yuanı para cezasına çarptırtıldı. Serbest kaldıktan sonra <strong>Guardian</strong>’a verdiği röportajda geçmişte yaptıkları konusunda aceleci davrandığını dile getiren He, aradan yıllar geçtikten sonra konuyla alakalı pişmanlığı olmadığını dile getirdi. <strong>İngiliz Daily Mail’e</strong> yaptığı açıklamada, şansı olursa her şeyi tekrar yapacağını söyledi.</p>
<p>“IPHONE KADAR POPÜLER OLACAK”</p>
<p>Gazeteye verdiği röportajda <strong>ABD</strong>&#8216;de yeni bir araştırma laboratuvarı kurma ve gen değişimini yaygınlaştırma planlarından bahseden He, <strong>“Uzun vadede düşündüğümde, embriyo gen düzenlemesinin iPhone kadar popüler olmasını istiyorum. Çoğu aile için uygun fiyatlı olacak. Böylece doğan bebeklerin çoğunun gen düzenlemesine sahip olduğunu göreceğiz, çünkü bunu yapmak onları sağlıklı kılacaktır.” </strong>açıklamasında bulundu.</p>
<p>He Jiankui, 2018 yılında meslektaşlarıyla <strong>HIV </strong>pozitif sekiz çiftten alınan sperm ve yumurtalarla genetiği değiştirilmiş embriyolar oluşturdu. Bu embriyolar, çocukları HIV&#8217;e karşı dirençli hale getirmek için düzenlendi ve rahme yerleştirildi. Sonuç olarak biri ikiz olmak üzere üç çocuk dünyaya geldi.</p>
<p>He, bu işlemlerle Çin yasalarını ve etik sınırları ihlal etti. <strong>Bilim dünyası,</strong> bu müdahalelerin uzun vadeli sağlık etkileri konusunda endişeli.</p>
<p><img decoding="async" src="//www.gazeteyeniaci.com/images/haberler/265870.jpg" alt="Bebeklerin genetiğini değiştiren Çinli bilim adamı konuştu: “Yine olsa yine yaparım”" /></p>
<p>BİLİM İNSANLARINDAN TEPKİ</p>
<p><strong>Francis Crick Enstitüsü’nde</strong> embriyo araştırma grubu lideri olan <strong>Doktor Kathy Niakan</strong> o dönemde şunları söyledi: <strong>“Bu, genom düzenleme teknolojisinin son derece sorumsuz, etik dışı ve tehlikeli bir kullanımı olacaktır. İstenmeyen zararlı yan etki potansiyeli de dahil olmak üzere güvenlik konusundaki önemli şüpheler göz önüne alındığında, bunu denemek için henüz çok erken.”</strong></p>
<p>Çinli bilim insanı, embriyo düzenleme araştırmalarını destekleyen araştırmacılar arasında bile, halkı bu yöntemlerin etik olarak yapılabileceğine ikna etmek için yapılan çalışmaları baltaladığı için eleştirildi.</p>
<p><strong>İngiltere’nin Kent Üniversitesi</strong>&#8216;nden bir genetikçi olan <strong>Profesör Darren Griffin</strong>, o dönemde <strong>“He&#8217;nin bilime olan güveni Taş Devri&#8217;ne geri götürdüğünü”</strong> söyledi.</p>
<p>&#8220;HENÜZ KÖTÜ BİR ŞEY OLMADI&#8221;</p>
<p>Cezalandırılmasına ve bilim camiasında eleştirilmesine rağmen, kendisinin “gen düzenlemenin öncüsü” olarak tanıtılmasını isteyen bilim insanı, <strong>“Üç bebek de normal, sağlıklı ve HIV&#8217;den arınmış durumda. Mutlu bir hayat yaşıyorlar. Bu da yaptığım şeyin etik olduğunun kanıtı… İnsanlar benimle uğraşmak istemiyor çünkü kötü bir şöhretim var. Ama aslında hiçbir şey olmadı. Kötü bir sonuç yok, yasaları çiğnemiyorum. Her şeyi yasal olarak yapıyorum, her şeyi etik olarak yapıyorum. Yani henüz kötü bir şey olmadı.” </strong>açıklamasında bulundu.</p>
<p>He Jiankui embriyoların genetik olarak düzenlenmesinin, dünyayı etkileyen sağlık sorunlarının en açık çözümü olduğunu iddia etti. Öte yandan gelecekte ün kazanmak istediğini şu sözlerle ifade etti:</p>
<p><strong>“Bir taraftan, her zaman şöhret peşindeyim. Adımın tarihe geçmesini istiyorum. İkincisi, ülkeme, Çin&#8217;e şan getirmek istiyorum. Çin halkının benimle gurur duymasını sağlamak istiyorum.</strong> <strong>Gen düzenlemesiyle doğan beş milyon bebeğimiz olduğunda bana da Nobel Ödülü verecekler. &#8216;Bir gün Çin yasalarını değiştirdiğinde ben de Nobel Ödülü alacağım.”</strong> </p>
					
									 
 ]]></description>
<link>https://www.gazeteyeniaci.com/bebeklerin-genetigini-degistiren-cinli-bilim-adami-konustu-yine-olsa-yine-yaparim/913/</link>
<pubDate>Wed, 30 Jul 2025 14:56:00 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Yemekten hemen sonra tatlı yemek zararlı mı? Uzmanından uyarılar!</title>
<description><![CDATA[<img src="https://www.gazeteyeniaci.com/images/haberler/yemekten-hemen-sonra-tatli-yemek-zararli-mi-uzmanindan-uyarilar.jpg" width="250"><br><p><strong>Yemekten hemen sonra tatlı yemek</strong>, genellikle bir ritüel gibi görünse de aslında <strong>sağlık açısından oldukça yanlış bir durumdur</strong>.</p>
<p>Pasta şefi Dindar Yanar’a göre, bu alışkanlık <strong>sağlığımız için pek masum olmadığı gibi</strong>, aksine, <strong>tatlıyı yanlış zamanda tüketmenin vücudumuzda beklenmedik etkilere yol açabileceğini</strong> söylüyor.</p>
<p><strong>Yemekten Hemen Sonra Tatlı Yemek Kilo Alımını Hızlandırıyor</strong></p>
<p><img decoding="async" src="//www.gazeteyeniaci.com/images/haberler/265840.jpg" alt="Yemekten hemen sonra tatlı yemek zararlı mı? Uzmanından uyarılar!" /></p>
<p>Pasta şefi Dindar Yanar, <strong>yemekten hemen sonra tatlı yemenin, insülin seviyelerini hızla yükselteceğini</strong> vurgulayarak, <strong>kilo alımına zemin hazırlayacağının altını çiziyor</strong>. Özellikle <strong>früktozun yağa dönüşümü</strong>, glikoza kıyasla çok daha hızlı gerçekleşiyor. Bu nedenle, <strong>yemek sonrası bir süre şekerli gıdalardan uzak durmak sağlık açısından önem arz ediyor</strong>.</p>
<p><strong>Peki, Tatlı Ne Zaman Yenilmeli?</strong></p>
<p><img decoding="async" src="//www.gazeteyeniaci.com/images/haberler/265841.jpg" alt="Yemekten hemen sonra tatlı yemek zararlı mı? Uzmanından uyarılar!" /></p>
<p>Yanar, <strong>yemekten hemen sonra tatlı yemenin sağlık açısından yanlış olduğunu</strong> vurgularken, <strong>tatlı yemek için en ideal zamanın aslında yemeğe başlarken ya da ara sıcak ve ana yemek arasında olması gerektiğini</strong> de belirtiyor.</p>
<p>Ayrıca, <strong>ana yemekten önce yenen tatlı, beyne tokluk hissi yollayarak daha az yemenize yardımcı oluyor</strong>.</p>
<p><strong>İlginizi çekebilir;</strong> </p>
					
									 
 ]]></description>
<link>https://www.gazeteyeniaci.com/yemekten-hemen-sonra-tatli-yemek-zararli-mi-uzmanindan-uyarilar/911/</link>
<pubDate>Wed, 30 Jul 2025 13:56:00 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>6 ayda 2,5 milyon kişi tarandı, 300 bin kişide risk tespit edildi!</title>
<description><![CDATA[<img src="https://www.gazeteyeniaci.com/images/haberler/6-ayda-25-milyon-kisi-tarandi-300-bin-kiside-risk-tespit-edildi.jpg" width="250"><br><p><strong> “Kalp Sağlığı Haftası”</strong> kapsamında açıklanan verilere göre, <strong>Sağlık Bakanlığı Aile Hekimliği Yönetmeliği</strong>&#8216;nde yapılan değişiklikle, ülke genelinde <strong>son 6 ayda 2 milyon 483 bin kişi</strong>nin <strong>kardiyovasküler risk değerlendirmesi</strong> için tarama yapıldı.</p>
<p><strong>6 Ayda 2,5 Milyon Kişi İncelendi</strong></p>
<p><img decoding="async" src="//www.gazeteyeniaci.com/images/haberler/265780.jpg" alt="6 ayda 2,5 milyon kişi tarandı, 300 bin kişide risk tespit edildi!" /></p>
<p>Türkiye genelinde 6 ayda yaklaşık <strong>2,5 milyon kişi</strong> üzerinde yapılan bu taramalarda <strong>317 bin 776 kişi</strong>de <strong>kalp ve damar hastalıkları açısından risk</strong> tespit edildi. Bu testler, Türkiye&#8217;de <strong>kalp ve damar hastalıklarıyla mücadelede önemli bir adım</strong> olarak değerlendiriliyor.</p>
<p><strong>Her Yıl 18 Milyon Kişinin Hayatına Sebep Oluyor</strong></p>
<p>Dünya genelinde her yıl <strong>18 milyon kişinin ölümüne sebep olan kardiyovasküler hastalıklar</strong>, çoğunlukla <strong>sağlıksız beslenme, hareketsizlik, sigara ve alkol kullanımı</strong> gibi nedenlerden meydana geliyor.</p>
<p><strong>“Türkiye Kalp Ve Damar Hastalıkları Önleme ve Kontrol Programı” Kalp Hastalıklarına Önlemeyi Hedefliyor</strong></p>
<p><img decoding="async" src="//www.gazeteyeniaci.com/images/haberler/265781.jpg" alt="6 ayda 2,5 milyon kişi tarandı, 300 bin kişide risk tespit edildi!" /></p>
<p>Bu <strong>risk faktörlerinin bir arada bulunması</strong>, <strong>yüksek tansiyon, yüksek kan şekeri ve obezite</strong> gibi durumları tetikleyerek <strong>kalp hastalığı riskini daha fazla artırıyor</strong>. Bu yüzden Sağlık Bakanlığı, <strong>“Türkiye Kalp ve Damar Hastalıkları Önleme ve Kontrol Programı”</strong> ile bu risk faktörleriyle mücadele ediyor.</p>
<p><strong>10 Yıllık Ölümcül Kalp Hastalığı Riskini Hesaplıyor</strong></p>
<p>Bu program kapsamında <strong>aile hekimleri</strong>, <strong>40 yaş üstü bireylere kardiyovasküler risk değerlendirmesi</strong> yapıyor ve <strong>yaş, cinsiyet, sigara kullanımı, kan basıncı ve kolesterol değerleri</strong>ni dikkate alarak <strong>10 yıllık ölümcül kalp hastalığı riski</strong> hesaplanıyor. Ve buna bağlı risk tespit edilen kişiler, <strong>Sağlıklı Hayat Merkezleri</strong>nde <strong>sağlıklı beslenme, egzersiz ve sigara bırakma</strong> konularında <strong>ücretsiz destekten yararlanıyor</strong>.</p>
<p><strong>İlginizi çekebilir;</strong> </p>
					
									 
 ]]></description>
<link>https://www.gazeteyeniaci.com/6-ayda-2-5-milyon-kisi-tarandi-300-bin-kiside-risk-tespit-edildi/901/</link>
<pubDate>Wed, 30 Jul 2025 11:56:00 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>DSÖ&#8217;den Chikungunya uyarısı: 5,6 milyar kişi risk altında! Türkiye&#8217;de de görüldü</title>
<description><![CDATA[<img src="https://www.gazeteyeniaci.com/images/haberler/dso8217den-chikungunya-uyarisi-56-milyar-kisi-risk-altinda-turkiye8217de-de-goruldu.jpg" width="250"><br><p class="pf0"><strong>Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), sivrisinekler yoluyla bulaşan chikungunya vir</strong><strong>üsünün</strong> küresel bir salgına dönüşme riski taşıdığı uyarısında bulundu. DSÖ uzmanı Diana Rojas Alvarez, virüsün şu anda dünya genelinde <strong>119 ülkede tespit edildi</strong><strong>ğini ve 5,6 milyar insanın risk altında</strong> olduğunu söyledi.</p>
<p class="pf0">2004-2005 yıllarında Hint Okyanusu’nda başlayan büyük salgına dikkat çeken Rojas Alvarez, bugünkü yayılma kalıplarının benzerlik taşıdığına işaret etti. Reunion, Mayotte ve Mauritius gibi ada ülkelerinde salgının şimdiden ciddi boyutlara ulaştığı, yalnızca Reunion Adası’nda halkın üçte birinin enfekte olduğu tahmin ediliyor.</p>
<p>AVRUPA&#8217;DA DURUM CİDDİ</p>
<p><strong>Afrika’da Madagaskar, Somali ve Kenya’da virüs hızla yayılırken, Güney Asya’da da salgın düzeyinde bulaş rapor edildi. </strong><br />
<strong>Avrupa’da ise ithal vakalar tespit edildi; Fransa’da yerel bulaşma vakaları görülürken, İtalya’da şüpheli durumlar araştırılıyor.</strong></p>
<p class="pf0"><img decoding="async" src="//www.gazeteyeniaci.com/images/haberler/265750.jpg" alt="DSÖ'den Chikungunya uyarısı: 5,6 milyar kişi risk altında! Türkiye'de de görüldü" /></p>
<p>YÜKSEK ATEŞ VE EKLEM AĞRILARINA DİKKAT</p>
<p class="pf0">Chikungunya, <strong>y</strong><strong>üksek ate</strong><strong>ş ve şiddetli eklem ağrılarıyla</strong> kendini gösteriyor. Hastalığın ölüm oranı düşük olsa da, yaygın bulaş halinde binlerce ölüme neden olabileceği belirtiliyor. <strong>Aşısı ya da </strong><strong>özel bir tedavisi olmayan hastal</strong><strong>ık, Zika ve Deng hummasıyla</strong> benzer belirtiler göstermesi nedeniyle teşhis açısından da zorluk yaratıyor.</p>
<p>TÜRKİYE&#8217;DE BU BÖLGELERE DİKKAT!</p>
<p class="pf0"><strong>Virüs, özellikle kaplan sivrisine</strong><strong>ği (Aedes albopictus) aracılığıyla bulaşıyor. </strong>İklim değişikliği nedeniyle bu sivrisinek türü daha kuzey bölgelere yayılıyor. Bu tür, <strong>Türkiye’nin Karadeniz k</strong><strong>ıyıları ve Marmara B</strong><strong>ölgesi’nde de</strong> görülmeye başlandı.</p>
<p class="pf0">DSÖ, halkı sivrisinek kovucu kullanmaya, açık alanlarda cildi koruyacak şekilde giyinmeye ve su birikebilecek ortamları ortadan kaldırmaya çağırdı. Uzmanlar, ülkelerin acil müdahale planlarını şimdiden hazırlaması gerektiğini vurguluyor. Türkiye’de chikungunya bildirimi zorunlu bir hastalık değil ancak gözetim altındaki virüsler arasında yer alıyor. Yurt dışı seyahati yapan bireylerde ithal vakalar zaman zaman kayıtlara geçerken, yerel bulaş riski de giderek artıyor.</p>
					
									 
 ]]></description>
<link>https://www.gazeteyeniaci.com/dso-8217-den-chikungunya-uyarisi-5-6-milyar-kisi-risk-altinda-turkiye-8217-de-de-goruldu/897/</link>
<pubDate>Wed, 30 Jul 2025 10:56:00 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Keneden sonra yeni virüs uyarısı! Chikungunya&#8217;dan korunmak için bunları yapın</title>
<description><![CDATA[<img src="https://www.gazeteyeniaci.com/images/haberler/keneden-sonra-yeni-virus-uyarisi-chikungunya8217dan-korunmak-icin-bunlari-yapin.jpg" width="250"><br><p>Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), sivrisinek kaynaklı chikungunya virüsüne karşı dünyayı uyardı. Aedes aegypti ve Aedes albopictus türü sivrisineklerle bulaşan bu viral hastalık, 119 ülkede görülmüş durumda. DSÖ yetkilisi Diana Rojas Alvarez’e göre yaklaşık 5,6 milyar insan risk altında.</p>
<p>CHIKUNGUNYA NEDİR VE NASIL YAYILIR?</p>
<p>Chikungunya, Togaviridae ailesine bağlı, Alphavirus cinsinden bir virüsle ortaya çıkar. Genellikle enfekte sivrisineklerin insanları ısırmasıyla bulaşır. Virüs, enfekte bireyin kanında viremi döneminde bulunduğunda başka sivrisineklere geçebilir.</p>
<p>-İnsandan insana doğrudan bulaşmaz.<br />
-Kan yoluyla bulaşma ihtimali teorik olarak vardır ama henüz doğrulanmamıştır.<br />
-Nadiren doğum sırasında anneden bebeğe geçebilir.<br />
-Maymunlar da bu virüse yakalanabilir.</p>
<p><img decoding="async" src="//www.gazeteyeniaci.com/images/haberler/265720.jpg" alt="Keneden sonra yeni virüs uyarısı! Chikungunya'dan korunmak için bunları yapın" /></p>
<p>İŞTE, BELİRTİLERİ&#8230;</p>
<p>Kuluçka süresi genellikle 4 ila 8 gündür. Hastalığın en yaygın belirtileri şunlardır:</p>
<p><strong>Ani başlayan yüksek ateş</strong></p>
<p><strong>Şiddetli eklem ağrıları</strong></p>
<p><strong>Kas ve baş ağrısı</strong></p>
<p><strong>Halsizlik ve bulantı</strong></p>
<p><strong>Ciltte döküntüler</strong></p>
<p><strong>Nadir olarak göz, kalp ve sinir sisteminde komplikasyonlar</strong></p>
<p>Tanı, laboratuvar testleriyle konur.</p>
<p>TEDAVİ YÖNTEMİ</p>
<p>Chikungunya virüsüne karşı özel bir tedavi yöntemi yoktur. Hastalığın belirtilerini hafifletmek için ağrı kesiciler ve ateş düşürücüler önerilir. Bol sıvı tüketmek ve istirahat etmek iyileşme sürecini destekler.</p>
<p>KORUNMA YOLLARI</p>
<p>En etkili korunma yöntemi, sivrisinek ısırıklarından kaçınmaktır:</p>
<p>Uzun kollu giysiler giyin, açık alanlarda fazla vakit geçirmeyin.</p>
<p>Klima ve sineklik bulunan kapalı ortamlarda kalmaya özen gösterin.</p>
<p>Bebek ve çocuklar için yaşa uygun sivrisinek kovucular kullanılmalı (2 aydan küçük bebeklerde önerilmez).</p>
<p>Riskli bölgelere seyahat öncesinde Sağlık Bakanlığı ve Seyahat Sağlığı Merkezleri&#8217;nden bilgi alın.</p>
<p><strong>Seyahat Sonrası Dikkat Edilmesi Gerekenler&#8230;</strong></p>
<p>Riskli bölgelerden dönen kişilerde ani ateş, kas ağrısı, döküntü veya halsizlik gibi belirtiler görülürse derhal doktora başvurulmalı ve seyahat edilen bölge mutlaka bildirilmelidir. Virüsün yayılmasını önlemek için enfekte bireylerin en az bir hafta sivrisinek ısırıklarından korunması büyük önem taşır. </p>
					
									 
 ]]></description>
<link>https://www.gazeteyeniaci.com/keneden-sonra-yeni-virus-uyarisi-chikungunya-8217-dan-korunmak-icin-bunlari-yapin/894/</link>
<pubDate>Wed, 30 Jul 2025 09:56:00 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Kahve tutkunları dikkat! Uzmanlar aşırı kafein alımı konusunda uyarıyor</title>
<description><![CDATA[<img src="https://www.gazeteyeniaci.com/images/haberler/kahve-tutkunlari-dikkat-uzmanlar-asiri-kafein-alimi-konusunda-uyariyor.jpg" width="250"><br><p><strong>Kahve</strong>, dünya genelinde en çok tüketilen içeceklerden bir tanesidir. <strong>Kafein etkisi</strong> sayesinde enerjiyi ve uyanıklığı artıran kahve, özellikle bir şeyler ile uğraşırken sıklıkla tercih edilmektedir.</p>
<p>Ancak uzmanlar <strong>aşırı kafein alımının zararları</strong> konusunda sürekli olarak uyarılarda bulunuyor. Kafein miktarı doğru ayarlanmadığında ciddi sağlık sorunlarına sebep olabiliyor.</p>
<p><strong>Yüksek Doz Kafein Ciddi Sağlık Sorunlarına Zemin Hazırlıyor</strong></p>
<p><img decoding="async" src="//www.gazeteyeniaci.com/images/haberler/265930.jpg" alt="Kahve tutkunları dikkat! Uzmanlar aşırı kafein alımı konusunda uyarıyor" /></p>
<p>Alman Federal Risk Değerlendirme Enstitüsünden (BfR) Biyolog Dr. Anke Ehlers, orta düzeyde kafeinin alımının uyarıcı ve olumlu etkisi olabileceğini belirtirken, <strong>yüksek dozda kafeinin terleme, kaygı ve kalp ritmi bozukluklarına yol açabileceğine</strong> dikkat çekiyor.</p>
<p>Dr. Ehlers, hamilelikte de <strong>aşırı kafein tüketiminin fetüs gelişimini olumsuz etkileyeceğinin</strong> altını çiziyor. Özellikle gıda takviyelerinden alınan aşırı kafein <strong>ölümcül sonuçlar</strong> doğurabiliyor.</p>
<p><strong>Kafein Miktarı Kişiye Göre Değişiklik Gösterebilir</strong></p>
<p><img decoding="async" src="//www.gazeteyeniaci.com/images/haberler/265931.jpg" alt="Kahve tutkunları dikkat! Uzmanlar aşırı kafein alımı konusunda uyarıyor" /></p>
<p>Sağlıklı bir yetişkin için tek seferde <strong>200 miligram (yaklaşık iki fincan kahve ya da dört fincan çay) kafein güvenli kabul edilir.</strong> Ancak bu durum kişinin sağlık durumuna göre farklılık gösterebileceği unutulmamalıdır.</p>
<p>Ergenlerde ve çocuklarda bu oran vücut ağırlığına göre ayarlanmalıdır. Uzmanlar, çocukların kafein alımının <strong>her kg başına 3 miligramı geçmemesi</strong> gerektiğinin altını çizmiştir.</p>
<p><strong>İlginizi çekebilir;</strong> </p>
					
									 
 ]]></description>
<link>https://www.gazeteyeniaci.com/kahve-tutkunlari-dikkat-uzmanlar-asiri-kafein-alimi-konusunda-uyariyor/891/</link>
<pubDate>Wed, 30 Jul 2025 01:02:00 +0300</pubDate>
</item></channel>
</rss>